5 Nisan 2012 Perşembe

Stilettolar ♥♥

   Artık platform ayakkabılar, dolgu topuk ayakkabılar ince topuklu stilettolardan daha çok tercih ediliyor.  Stilettolar ilk Marilyn Monroe ile popüler olmuşr. Kadınsı tarzdan vazgeçmeyen Marilyn Monroe kalçaları daha sıkı, bacakları daha uzun gösteren bu zerafet timsali ayakkabılardan da vazgeçemiyor. 







  

 Yıllar ilerledikçe kadınlar başta o dönemim stil ikonu olan Audrey Hepburn (kendisine bayılırım) olmak üzere artık şıklığın yanında rahatlığı aramaya başlıyor.Bana kalırsa güzel olmak için biraz dişi sıkmak lazım.;) Neyse konumuza dönelim bu istekle beraber artık depar dahi atabileceğimiz platform ayakkabılar ve dolgu topukları seçmeye başlıyoruz. Evet çok rahatlar, evet bir gün sonra ayaklarınız hissetmeyecek kadar ağrı yapmıyorlar ama benim aklım halaaaa stilettolarda. Onun zerafti ne de var söyleyin bana canlar!!! 







   Kelime anlamı ufak hançer, kama olan bu topukları gittikçe incelen ayakkabıları giymek kabul ediyorum ki cesaret işi.;) Zarif olmak isterken bilekten olup seke seke ortalıkta dolaşmakta var.:)) Evlerden ırak, aman dikkat.!!


   Çok topuklu ayakkabılar zaten her zaman tehlike, bana 8-9 cm ideal geliyor hadi taş çatlasın 10, sonrasında denge unsurları yavaş yavaş yitirilmeye başlıyor zaten. O yüzden sakatlanmalardan ve dengesiz dengesiz salınmalardan kaçınmak için hangi ayakkabı tipi olursa olsun çooook topukludan kaçınmak gerek. 

   Son moda platformun rahatlığından stilettonun zarifliğinden vazgeçemeyen kadınlar için bu iki tarzın bir araya getirilmesi. Aslında fena fikir değil. Eğer çok kalın platform kullanılmazsa ince topukla şık durabilir. Ben beğendim. Siz??


Güzel güzel ayakkabılarınızla güzel güzel salınabileceğiniz günler dilerim.;)

Öperim:*

4 Nisan 2012 Çarşamba

Çekiliş Diye Buna Derim.;)))

   Süper bir çekiliş bizleri bekliyor canlarım. Puchicimiz hediyelerle dopdolu olan bir çekilişle bizleri bekliyor. Ben ürünleri görünce bayıldım, eminim sizde bayılırsınız. Fazla uzatmaya gerek yok.Resim herşeyi anlatıyor:)) Link aşağıda hemencecik gözün önünde. Bende çekilişteyim, sizleri de beklerim.

Link: http://puchilovesfashion.blogspot.com/2012/03/puchilovesfashion-cekilis-yapyorummm.html

( http://puchilovesfashion.blogspot.com/2012/03/puchilovesfashion-cekilis-yapyorummm.html  'den alıntıdır.)


İnşallah ben kazanayım, siz kazanamayın.;))

Öperim:*

Vanilya Club Nisan Kutusunda Neler Mi Var??

   Evveettt, Vanilya Club Nisan kutusu elime ulaştı. Öyle bir heyecanla ve hevesle açtım ki kutuyu anlatamam. İlk önce neler varmış, neymiş bunlar bir bakınalım, sonra da yorumlarım geliyor.

Buyrunuz efendim;



   Kutuyu ilk açtığımda çok heyecanlandım. Roberto Cavalli ve Chantecaille markaları ağzımın kulaklarıma varmasına yetti.

   
   Açınca ne göreyim, in cin top oynuyor. Yok artık dedim. Öyle bir bakakaldım ki halimi görseniz, gözleriniz dolar, çeneniz titrerdi eminim.


   Gelelim ilk ürünümüze. Roberto Cavalli parfüm. Gerçi parfüm demeye bin şahit lazım. Bize gönderilen numune sadece 1. 2 ml. Evet kokusu çok ama çok güzel. Ben çiçek kokularından ziyade daha sert parfümleri seviyorum. Bu isteğime uyuyor ama nasıl kokuyormuş bu derken bitirebilirsiniz belirteyim. Fiyatı ise 50 ml. 'si için 186 TL.








   Gelelim 2. ve tek hoşuma giden ürüne. Chantecaille Lip Sheer ruj. Hem dışı hem içi hoşuma gitti. Başka bir renk tercih ederdim tabi ki ama bu renkte asla kullanmam dediğim bir renk değil. Paraben içermemesi çok iyi, kalıcı olması ile övünülüyor ama öyle aman aman kalıcılığı yok. Bende bunun 4 te biri fiyatında kalıcı ruj var silerek çıkaramazsınız. Bu mu kalıcı pehh!!! Fiyatı ise 95 TL.


   Bunlarda Chantecaille cilt temizleme ürünleri. Bir tanesi pirinç ve sardunyadan oluşuyor. %93 organik ve ıslak cildinize sabahları uygulayıp cildinizi temizliyorsunuz. Diğeri de çiçek özlü ve kullanım amacı aynı. Fiyatı ise 75 ml. için 145 TL. Bana gönderilen numuneler ise yaklaşık 8 ml. Kullanınca yorumumu eklerim ama beni heyecanlandırmadı bunu da belirteyim.


   Bu da diğer olabilir sevebilirm ben bunu dediğim ürün . Nuxe ürünlerini epey seviyorum zaten. Sempatim oradan geliyor olabilir. Gelelim ürüne, yüz , vücut ve saçlar için kullanılabilen, 6 bitkisel yağ ve E vitamininde oluşan bu kuru yağın fiyatı 50 ml. için 59,90 TL. Bana gelen numune ise 10 ml. 


   Ürünlerin epi topu bu canlarım. Fotoğrafta o kadar büyük durduklarına bakmayın. Kutu eğer bana geldiği gibi elinize ulaşırsa eminim bir büyüteç sizi kutu içeriğinden daha mutlu edecektir. Tam boy gelen tek ürün ruj ama buğday tenli olan birinede kopkoyu kahverengi bir ruj yollamak, tebrikler.!!! Dediğim gibi ruj dışında hakikaten 35 TL. 'yi çıkarmak için ellerinden geleni yapmışlar. 



   Kutuya bir baktım, bir daha baktım, altına üstün baktım. Budur canlarım hepsi bu. Bu ay benim için tam bir hayal kırıklığı. Geçen ay ki kutuya bayılmıştım ama bunu hiç ama hiç sevmedim. Skor 1-1 şu an. Bir iki deneme daha yapar mıyım? Evet. Skor gene eşit kalırsa uzatmalar yok onu da buradan yazayım.

Umarım sizin Vanilya Club kutunuz benden çok daha zengin olur ve içinize siner. 

Öperim:*

2 Nisan 2012 Pazartesi

Sahte Kozmetik Ürünleri

   Shewolf Cosmo Beauty blogunun sahibi arkadaşımız çok önemli bir konuya değinmiş. Başlıktanda anlaşılacağı gibi sahte kozmetik ürünleri. 
( http://shewolfcosmobeauty.blogspot.com  'dan alıntıdır.)

   Hem insan sağlığı için son derece zararlı olan hem de kazanılan paranın nerelere finanse edildiği son derece muallakta olan bu çakma sektörü herkes elinden geldiğince deşifre etmeli İşte bu yüzden arkadaşımızın yazısı çok iyi bir örnek ve kaynak. Bende elimden geleni az da olsa yapmak adına bu yazıyı blogumda yayınlıyorum. Bu önemli yazıya ve bloga aşağıdaki linkten ulaşmanız mümkün. 


Link:  http://shewolfcosmobeauty.blogspot.com/2012/04/sahte-kozmetik-makyaj-urunlerine-dikkat.html?utm_source=feedburner&utm_medium=feed&utm_campaign=Feed%3A+ShewolfCosmoBeauty+%28SHeWoLF+CoSMo+BeAuTy%29

Öperim:*



2012 Modasında Neler Dönüyor!!;))

   Bu havalar arada canımızı sıkmaya devam etsede gene de ısrarla baharı ve yazı beklemeye devam ediyoruz. Dolayısıyla arkadaş neymiş bu ilkbaharın yazın modası diye kendime sormadan duramadım. Herşeyi modaya uygun uyarlayan biri değilimdir ama beğendiklerim olunca acımam onu söyleyeyim. 

   Aslında modayı biraz yanlış anlıyoruz bence. Herkes fabrika çıkışı gibi etrafta bir örnek dolaşıncada güzel bir görüntü görmüyoruz. Bana göre belirttim bak bana göre, moda nanesi bu yıl trend bu dediğinde herkesin kendine özgün tarzı olmalı ki üzerinde ufak tefek değişiklikler yapsın, trendlere uyarlasın.

   İşin özü kendi tarzına eklemeler asıl modanın tanımı olmalı. Millete benzemek bana göre trend takip eden değil özenti biri olduğunuz fikrini verebilir. Amman tarzınızı yaratmaktan ve trendlere uyarlamaktan geri durmayın. 
   
   Efenim gelelim bu sene neler var kısmına;

  • Bebe yakalar ve papyonlar bu sene epey moda, aslında bu sene kırılgan kadından ziyade daha sert kadın görünümleri öne çıksada bu devam eden bir moda.
peter pan ss12
  • Uzun yırtmaçlar bu sene gene öne çıkıyorlar. Eğer uzun bacak boyuna sahipseniz sakın kaçırmayın derim.;))dress slits ss12
  • Bol paça pantolanlar ise öne çıkanlardan. Üzerine dar bir body ile yada içine dökümlü gömleğinizi sokarak kullanabileceğiniz çok şık bir kombinasyon.
  • Ayrıca dar paçalı, bol pantolanlarda oldukça trend. En güzeli bir askılı body ve kot ceketlerle kombinlemek. Çünkü epey iddialı, geri kalanları sade bırakmak en akıllıcası olu sanırım.

  • Bu sene her yılki gibi geri dönüşlerde var. Hatta epey geri gidip 6o'lara hatta bazen 20'lere kadar uzanıyoruz.
  • Bu sene ayrıca deriden gene vazgeçemiyoruz ama artık daha çok aksesuarlara yönelerek bunu yapıyoruz.Deri kemerler, kolyeler, eldivenler vs.
  


   Lütfen yılan derisi, timsah derisi gibi sadece derileri için öldürülen hayvanların derilerinin oluşturduğu kıyafetlerden, aksesuarlardan kaçının. Eminim kimse kendi zevki için ve başka bir dolu alternatifi varken bir hayvanın öldürülmesine izin vermez, ya da emin olmak istiyorum.!!!

   Son trendlere uyarak kendi tarzınızla etrafta şık şık dolaşmanız dileğiyle.;)

Öperim:*

30 Mart 2012 Cuma

Kaş Almanın Püf Noktaları

   Kaşlarımızı pek sallamıyoruz aslında ama bakışlarımıza, ifademize o kadar büyük etkileri var ki anlatamam. O yüzden kasmıyorum şu anda. Neye gelelim asıl mevzuya.:P Kuaförlerde kaş aldırmayı pek sevmeyenlerdenim. Bana tek tip modellere maruz kalıyoruz gibi geliyor. Ayrıca ben çok sıkılıyorum bu işlemden, ha bir de cildim hassas hemen kabarıyor ne yazık ki. Benim gibi benim alırım kaşımı arkadaş süperde yaparım diyorsanız size bir iki püf noktası da benden o zaman.



   Öncelikle önemli olan yüzümüze ne gittiği, mesela ben dümdüz kaşları pek seviyorum ama bana gitmiyor, çünkü gözüm ve kaşım arası mesafe çok uzun değil. Aynı şekilde sizde yüzünüzü iyi tanımalı  ve ona göre bir model belirlemelisiniz. Yukarıda çok güzel modeller var. Seçin beğenin alın .;))

(looksbeautifulandcaptivating.blogspot.com'dan alıntıdır.)






   Başlarken alıyorsunuz elinize kalemi, 

  • Burnunuzun başlangıç noktasının yanından dik bir şekilde koyuyorsunuz kalemi burası sizin kaşınızın başlangıç noktası
  • Burnunuzun tam ortasından gözbebeğine doğru kalemi tuttuğunuzda burası sizin kaşınıza kavis vermeniz gereken nokta.
  • Burnunuzun yanından gözünüzün bitiş noktasına doğru kalemi tuttuğunuzda ise bitiş noktasını tespit edebilirsiniz.
  • Son olarak kaşınızın başlangıç ve bitişinin hemen hemen aynı hizada olması daha iyi görünmenizi sağlar.
  • Kaşınızda ufak tefek seyreklikler ya da bir iki girilmiş nokta varsa kaşınıza yakın renkte bir kaş kalemi ile daha kusursuz bir kaş elde edebilirsiniz. Mutlaka kaşınıza yakın renkte seçin ve eni koyu boyamayın. Böylelikle doğal görünümden uzaklaşmazsınız.
 


   Bu arada benim elim alışık değil derseniz tabi ki profosyonel bir yerde gidip kaş aldırmakta bir seçenek. Ben şimdiye kadar gittiklerimden pek memnun kalmasamda onlar adı üstünde sadece benim gittiklerim.:))

   Mis gibi kaşlarınız olması dileğiyle.;)

Öperim:*






Uzuuun Blazer Ceketler



   Ben bunlara baylıyorum cancağıızım. İnanılmaz ince gösteriyorlar bu biiirrr, herşeye yakışıyorlar mini bir jean şortla, taytla, dar der bir jeanle, kalem eteklerle bu ikiiii vs vs vs. Dikkat edilmesi gereken tek şey ceketin altına vücuda oturan şeyler giymek salaşlıktan kurtarıp, zarif bir görüntü veriyor. Salaş görünüm de tercih edilebilir içerisine asimetrik bol tişörtler, tunikler giyilerekte o salaşlık elde edilbilir. 

long blazer for women

  Ben ennn çok siyahı yakıştırıyorum bu upuzun blazerlara. Aslında ben herşeye siyahı yakıştırıyorum sanırım.;))





   Bana göre tam oturan blazerlardan ziyade bir beden büyük olanları çok daha tarz duruyor benden sana söylemesi. 

   Alın bunlardan koyun dolabınıza, mis gibi gezin ortalıkta.;))

Öperim:*





29 Mart 2012 Perşembe

Diadermine Cilt Temizleyicisi

   Cilt temizleyiciler ile aman aman aram yok çünkü daha çok bebekler için ıslak mendili alırım mis gibi temizlerim cildimi. Diadermine cilt temizleyiciyi görünce alayım, bakalım nasılmış dedim. Bu cilt temizleyici yüz, göz ve dudak temizleyicisi ve tüm cilt tipleri için uygun. Yeşil çay özü içeriyor ayrıca. Tüm bu özellikler beni cezbetti. Uygulanması ise elinize ya da bir pamuğa sıkıp cildinize uyguluyorsunuz ve durulamıyorsunuz.


   Gelelim artı ve eksilerine. Olumlu yanları;

  • Hakikaten cilde hoş bir parlaklık veriyor.
  • Durulanmaması bence avantaj. Çünkü akşam yatmadan önce buz gibi su yıkamak pekte keyifli değil. 
  • Ömrü epey uzun, öyle zırt diye azalan ürünlerden değil. 
  • Fiyatı da epey uygun. Ben Watsons'dan aldım. Fiyatı ise 12,25 TL. 

   Olumsuz yanları ise;

  • Cildiniz ve pamukla uygulasanız dahi elleriniz yapış yapış oluyor. 
  • Epey hassas bir cildim var, tüm cilt tiplerini kapsadığı için en azından benim açımdan pek güvenilir gelmedi. Sanırım hassas olmayan ciltler için daha uygun.
   Bu arada paşam aradan dereden çıkmayı gene başarmış.;)) 

   Ürünü tekrar alır mıyım? Sanmıyorum ama tamamını bitiririm, mundar etmem.:))

Öperim:*

Bir Kadın Bir Erkek;))

   Öyle herşeye aman aman gülebilen bir hatun değilim, ama bunlar beni mahvediyor. Gözümden yaş geldiğini biliyorum yahu. :) O kadar zekice yakalıyorlar ki kadın erkek arasındaki ilişkiyi, kadınların her zaman bir tartışmada haklı çıkmaları, özel günlerde saçma sapan ağlamalar, kıskançlıklar ve daha bir dolu. Alın sevgiliyi, eşi yanınıza daha da tadı çıkıyor.Manidar bakışlardan bahsetmiyorum bile.;))



   Turkmax'da bu kadar beğenmiyordum, daha kısırdı sanki, birde belaltı muhabbet doluydu. Buna karşı değilim ama her türlü geyiği buraya bağlayıp komik olmaya çalışmak bana sıradan geliyor.


   Star'da ise çok daha iyiler bana göre. Hele o Demet Evgar nedir yahu, bu kadar mı tatlı olur bir kadın.:) Doğal oyunculuğuna bayılıyorum. 


   Haa bu arada yayın günleride değişti. Perşembe ve Cumaları yayınlanıyor artık. Kaçırmayın derim. ;))

Öperim:*


Vanilya Clubla ilgili ;))

   Önceki yazımda bahsetmiştim. İlk Vanilya Club kutum Mart için gelmişti ve ben Nisan için üye olmuştum. Şikayetçimiyim erken gelmesine yooo, keyfim yerinde;) ama ufak tefek pürüzler vardı kolimde. Hadi bu ilk kutu çıt çıkarmıyayım dedim ama gene duramadım. İyi ki duramamaşım, herşeyi yazdım müşteri hizmetlerine. Efendim dedim benim hediye çeklerimin tarihi geçmiş, fiyat kataloğum ve uğur böceğem nerde, ayrıca son ürün salla gitsin gibi olmuş, Mart broşüründe anlatılmayan bir nane gelmiş bana, bu nasıl kullanılır dedim. Sağolsunlar hemen geri dönüldü, tüh dendi.

   Ben ilgi olunca hemen yumuşayan tiplerdenim. Bunlar bana ekstra kutu yolladı mı? Evet efendim yolladılar, eksiklikleri hallettiler mi? Buna da evet.:) Bir de bir iki jest atmışlar içine, yerim dedim sizi, takılalım bir süre daha sizinle diye karar aldım ben.;))

   Şimdi gelelim bu bana yollanan ekstra kolide ne var. Aman aman birşey beklemeyin ama gönül aldılar o ayrı.;)




   Tarihi güncel olan hediye çeklerimi göndermişler hemen. Hatta kargo1-2 gün içinde ulaştı, helal olsun demeden duramadım. Tuttum kendimi ama yok.;)) 


   L'occitane markalı el kremine çok sevindim. Orjinal boyunun yarı boyutunda. Bana gelen numune 15 ml., orjinali 30 ml. ve fiyatı 21 TL.


   Bambu kokuda çok hoşuma gitti, minik birşey öyle pek ömrü yok ama genede o minicik boyuyla benim salonu mis gibi gül kokuttu. Eve girdiğimde alıyorum kokuyu, pek hoşuma gitti. Çünkü diğer oda parfümlerini, spreyleri kullanamıyorum. Tırsıyorum kimyasallardan, kokla kokla onca kimyasalı nereye kadar, bence güzel kokan bir ev için güzel bir alternatif ama dediğim gibi tek sıkıntısı kısa ömrü.Kullanımı ise dağınık biçimde bambu çubuklarını şişeye koyup, iki günde bir ters çevirmek.


   Benim paşamda koklamadan edemedi, o da veriyor garantiyi size. İçiniz rahat olsun.;))

Öperim:*






26 Mart 2012 Pazartesi

Çekiliş Vaaarrr!!!

   Size bir duyurum var. www.modagrafya.com'da güzel bir çekiliş bizi bekliyor. Çekilişe katılarak piyasa fiyatı 109 TL. olan Clearly Corrective Dark Spot Solution'a  sahip olabilirsiniz. Ürünün özelliği yepyeni teknolojisi ile ciltteki koyu lekeleri ortadan kaldırmak ve meydana gelmelerini engellemek. Ben bu çekilişteyim. Sizleride beklerim. Linki aşağıda bulabilirsiniz.


Link: http://www.modagrafya.com/2012/03/cekilis-kiehlsten-cillteki-koyu-lekelere-karsi-yepyeni-bir-urun-clearly-corrective-dark-spot-solution.html

Öperim:*

Siyahlar İçinde!!!

   Tartışmasız siyah çok asil bir renk ve ben bugüne kadar yakışmayan kimseyi görmedim. Bu kadar yakışmasının yanısıra kusur örten, daha da ince gösteren ve asilim ben asilim diye ortalıkta dolaşmanızı sağlayan bir renk. Lise ve üniversitede dolabımda çok daha fazla siyah kıyafetim vardı ama artık biraz daha renge yöneldim. Ama genede  onun o zerafetinden vazgeçemeyenlerdenim.
( http://weheartit.com  'den alıntıdır.)
( http://the-coveted.com  'den alıntıdır.)
   Siyah giyildiğinde en sık yapılan 'bence' hata onu renklerdirmeye çalışmak, siyah zaten başlıbaşına bir renk, bırakın siyah bağırsın ben burdayım diyea ama gümüş tonlarla zenginleştirmekte çok yakışıyor.

         
  Kırmızı ruj, siyaha çok ama çok yakışıyor. Gerçi kırmızı ruj neye yakışmıyor bilmiyorum. Bayılıyorum ben ona. :))
 

   Siyah giyip etrafta asil asil dolaşacağız günler diliyorum. :))

Öperim:*


25 Mart 2012 Pazar

Yves Rocher, kendimi kaybettim:)

   Geçenlerde dolaşırken Yves Rocher mağazası gözüme çarptı. Defalarca  önünden geçmeme rağmen hiç girip dolaşmamıştım. Ta ki şeytan beni dürtene kadar. :)) Gözüme güzel gözüktü daldım içeri, herşeyi mıncırdım, denedim, kokladım vs. Kısacası kendimi kaybettim. İçerisi insanın yemek isteyeceği vücut losyonları, kremler, makyaj eşyaları ile dolu ve en önemli özelliğide hepsinin %100 doğal olması, en azından söylenen ve iddia edilen bu. Tabi ki aldım birşeyler kendime. Neler mi? Buyrunuz....




Bu krem el ve tırnak bakımı için, öyle çıldırmadım ama bence iyi bir krem. Ayrıca fiyatıda oldukça uygun, 12.90 TL. 



Ben bunu yerim, vallahi yerim acımam, şu sevimliliğe bak:)  Frambuazlı vücut losyonu, hoş ve hafif bir kokusu var, diğer vücut losyonları biraz ağır şurup gibi koktu bana, ama bunu çok sevdim. Fiyatı 22 TL. Ayrıca pompayıda 1 TL. karşılığında aldım.



Ayak törpüsü ise işe yarar cinsten banyoda uygulayıp arkasından ayak kreminizi uygularsanız yumuşacık ayaklarınız oluyor. Fiyatı 6.90 TL.



En çok sevdiğimse fondöten oldu. İnanılmaz doğal duruyor, yüzünüz yapış yapış olmuyor ve kapatıcılık özelliği çok ama çok iyi. Ben bayıldım. Cildinize uygun ton için orada zaten yardımcı oluyorlar. Bence kafanıza göre almadan danışın. Daha öncekiler hayalet gibi surat yaratırken bu fondötende bunu hiç yaşamadım. Ayıca kalıcılığı gayet iyi. Fiyatı 56.90 TL.

   Benim ilk Yves Rocher maceram işte böyle. Haa bu arada üyelik kartı alıyorsunuz ve ilk kullanımda %20 indiriminiz var ve doğum gününüzde sizi hediyesizde bırakmıyorlarmış. Kartınıza birikmiş puanlarınızla birşeyler almanızda mümkün. 

Eğer giderseniz kendinizi kaybetmemeniz dileğiyle:))

Öperim:*

   

23 Mart 2012 Cuma

Babetler, yerim sizi!!

   Yazz geliyoorr!! Şükürler olsun, o kadar kardan kıştan sonra güneş inanılmaz iyi geldi bana. Şimdi de tek derdim hadi biraz daha ısın hava çıkarayım şu babetleri:) Babet benim yazın çok sık kullandığım birşey, bana o kadar rahat, o kadar şık ve sevimli geliyor ki vazgeçemiyorum. Önceden çok tekdüze babetler vardı, artık talep artınca orjinal, özgün ve daha şık modeller görebiliyoruz. 




   Babetin avantajı herşeyle giyilebiliyor, sporlada, klasiklede, şortlada kotlada. :) Evden çıkarken onları giyip hemencecik çıkıvermenin keyfide pek güzel :)

 


    Geçen yılın modası maskülen babetlerdi. Daha erkeksi duran bu Oxford tip ayakkabılar ben çok fazla talep olmaz derken aldı başını gitti. Bende anladım ki kadında olsak rahatlık bizi cezbediyor.:) Ayrıca tarz olarakta çok şık olduklarını düşünüyorum, umarım bu yılda devam eder.




 
   Leopar babetlerde benim bayıldıklarım arasında, yalnız bana göre leopar babet tercih edileceği zaman başka bir yerde bu detay olmamalı ve sade kıyafetler seçilmeli. Böylelikle göz yormaz ve şık babetlerinizi ön plana çıkarabilirsiniz.



En kısa zamanda babetleri ayağımıza çekebileceğiniz günleri diliyorum.

Öperim:*